Bizi Takip Edin
instagram
google
youtube
twitter
facebook
ÇMO tazminatla susturulmak isteniyor
ÜRÜN ADI
ÇMO tazminatla susturulmak isteniyor
ÜRÜN KODU
MARKA
FİYAT

Ürün Açıklaması

Eti Gümüş AŞ, Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde bulunan Gümüşköy Gümüş Madeni İşletmesi’ndeki atık depolama barajının 07 Mayıs 2011 tarihinde kısmen yıkılması üzerine TMMOB Çevre Mühendisleri Odası’na (ÇMO) kamuoyu ile paylaşılan görüşlerini gerekçe göstererek 30 bin TL’lik manevi tazminat davası açtı. Daha önce de Bergama Ovacık’taki altın madenini sahibi Koza Altın AŞ, bu bu konuda haber yapan muhabirler ile gazetecilere karşı davalar açmış, çoğunu kaybetmişti.

Eti Gümüş AŞ avukatları Celal Taştan ve Muradiye Tahmaz, dava dilekçelerinde ÇMO’ca yapılan basın açıklamaların gerçekleri yansıtmadığı öne sürülerek, “7 mayıs 2011 tarihinde Eti Gümüş’te atık barajı duvarının çökmesi sonucu meydana gelen kaza sonrası siyanürün yeraltı suyuna karışıp karışmadığını tespit etmek amacı ile bölgediki içme suyundan ne 12 Mayıs 2011 tarihinde ne şekilde alındığı, ne olduğu, ngereçek numune olup olmadığı belli olmayan bir şekilde güya ÇMO ve Greenpeace yetkilileri tarafından numune alınmış ve siyanür seviyelerini çok yyüksek olduğu şekilde basında haberler çıkmıştır” dendi. 

Basın açıklamalarında şirketin kişisel haklarına saldırı olduğu iddia edilen dava dilekçesinde, “Bu kamuoyunu yanlış bilgilendiren, halkı korku ile paniğe sürükleyen açıklamalar nedeni ile şirketin çalışanları, yöneticileri, hissedarları elem ve ızdırap çekmektedir. Bölgede yaşayanların hücumuna ve yanlış değerlendirmeye muhattap olduklarından dolayı kaybettirdikleri kamuoyu saygınlığının yeniden kazanılması için 30 bin Tl tazminatın davalıdan alınıp müvekkil şirkete verilmesini talep ediyoruz” dendi.

Öte yandan, ÇMO’dan yapılan yazılı açıklamada, ülkemizde, “kral çıplak” diyenlerin baskı ve zulüm gördüğünün su götürmez bir gerçeklik olduğu öne sürülerek, “Hiç kuşkusuz, bilimsel bilginin toplumla buluşturulması ve kamuoyunun sorunlara karşı bilgilendirilmesi ve önlem alınması için çaba harcanması zorlu bir süreçtir. Odamız, meslektaşlarından, akademisyenlerden, demokratik kitle örgütlerinden ve sivil toplum kuruluşlarından edindiği birikim ve destekle yasal ve toplumsal olarak kendine verilen görevi yerine getirmektedir” dendi.

Açıklamada, ÇMO’nun Kütahya’da yaşanan siyanür sorununa dair tarihi görevini yerine getirdiği, kamuoyunu bilgilendirdiği, herhangi bir kaygısı olmadan, gecesini gündüzüne katarak uzmanları ile meslektaşları ve akademisyenleri ile ETİ Gümüş AŞ’nin yaşanan soruna kadar önemsemediği doğayı ve insanları kendine dert ettiği vurgulandı.

Kamuoyunu bilgilendirdiği, halka haklarını hatırlattığı, kamu kurumlarına sorumluluklarını anımsattığı için siyanürlü madencilik yapan ETİ Gümüş A.Ş tarafından 30.000 TL’lik tazminat davasına ve saldırılara maruz kalan Odamız, geçmişte de bu tavırlara karşı boyun eğmemiştir. Günümüzde de boyun eğmeyecektir! Varlık nedeni olan, toplumu bilgilendirme, çevreyi koruma ve bilimsel bilgiyi halk ile buluşturma görevine yılmadan devam edecektir!

Eti Gümüş neyin peşinde?

ÇMO açıklamasında, odanın Anayasa’nın 135. maddesinde tanımlanan 66 ve 85 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 7303 sayılı yasa ile değişik 6235 sayılı yasaya göre kurulmuş kamu kuruluşu niteliğinde bir meslek kuruluşu olduğu belirtilerek, “Dava dilekçesinde ifade bulan sivil toplum kuruluşu olduğu iddiası ile yine dava dilekçesindeki ifade ile ‘ihtiyatlı’ davranan Eti Gümüş’ün Kütahya’daki siyanür felaketinden sonra kamuoyunda kaybettiği itibarının 30 bin TL değerinde olduğuna inanmak istemiyoruz. Kütahya’daki felaket, ülkemizde siyanür liçi ile yapılan madencilik faaliyetlerinin ülkemiz toprağına, suyuna, insanına ne kadar zararlı olduğu en son yaşanan zehirlenme vakası ile de açıkça görülmüştür.  Bu vesile ile Eti Gümüş AŞ’ye soruyoruz: ‘Bu felaketin doğada ile insanımızda bıraktığı geri dönülmez ve travmatik izleri kaç TL ile  telafi edebilirsiniz?’” dendi

Susmayacağız!

Madenlerimizin birer varlık olmanın ötesinde “kaynak” olarak adlandıran zihniyetle savaşmaya devam edileceği kaydedilen açıklamada, “Bu zihniyetin ülkemiz ekolojisini, doğal varlıklarını ve insanını tehdit eden tüm faaliyetlerine karşı duracağız. Yöre insanının sağlığını tehdit eden risklere karşı salt insan olmaktan kaynaklanan korkma, öfkelenme, tepki gösterme gibi insani refleks ve değerlerini savunmaya devam edeceğiz. Bunu yaparken de Eti Gümüş AŞ’nin mesnetsiz iddialarındaki gibi halkı kin, nefret, korku ile değil, bilim ve insanlık değerlerini hatırlatarak yapacağız” dendi.

Öte yandan, kendilerine açılan dava ilgili basın toplantısı düzenleyen ÇMO Genel Başkanı Murat Taşdemir, Kütahya’da kamuoyunu bilgilendirdikleri için haklarında dava açıldığını belirterek şöyle konuştu: “Kamuoyunu bilgilendirdiği, halka haklarını hatırlattığı, kamu kurumlarına sorumluluklarını anımsattığı için 30 bin liralık tazminat davasına ve saldırılara maruz kalan odamız, geçmişte bu tavırlara karşı boyun eğmemiştir bugün de eğmeyecektir. Varlık nedeni olan toplumu bilgilendirme, çevreyi koruma ve bilimsel bilgiyi halkla buluşturma görevine yılmadan devam edecektir.”

“Doğayı ve insanı tehdit eden faaliyetlere karşı duracağız”

Mücadele etmeye devam edeceklerini ifade eden Taşdemir, “Bu zihniyetin ülkemiz ekolojisi ve doğal varlıklarını ve insanını tehdit eden tüm faaliyetlerine karşı duracağız. Yöre insanının sağlığını tehdit eden risklere karşı salt insan olmaktan kaynaklanan korkma, öfkelenme, tepki gösterme gibi insani refleks ve değerleri savunmaya devam edeceğiz” dedi.

Siyanürle madencilik faaliyetlerine derhal son verin

Davayla, kamu yararı ve halk sağlığını tehdit eden faaliyetlerle ilgili demokratik kitle örgütleri, platformlar ve meslek kuruluşlarınca yapılan basın açıklamalarının engellenmek istendiğini öne süren Taşdemir, şunları söyledi: ”Açılan dava vesilesiyle siyanür ile madencilik faaliyeti yürüten şirketleri bir kez daha uyarıyoruz. Siyanür liçi ile yapılan madencilik faaliyetlerine derhal son verin. Bu kararınızla şirketlerinizin itibarlarını, meslek odalarına, demokratik kitle örgütlerine, derneklere, köylülere, gazetelere, hatta avukatlara karşı açtığınız ve bugüne kadar bir tanesini bile kazanamadığınız davalarda istediğiniz bin liralarla değil, ilelebet temizleyin.”

Davanın eylülde başlayacağını açıklayan Taşdemir, onlarca meslek odası ve demokratik kitle örgütünün desteğinin yanı sıra bir çevre davasında ilk olarak 50′ye yakın avukatın duruşmada kendileriyle olacağını sözlerine ekledi.

AKP ve şirket önce reddetmiş sonra kabul etmek zorunda kalmıştı 

Kütahya’da Eti Gümüş AŞ tarafından işletilen gümüş madeninin siyanürlü atık su barajlarından ikisi 7 Mayıs tarihinde yıkılmıştı. Siyanürlü atık suyun çevreye yayılması son anda engellenmişti. ÇMO, tehlikenin berataraf edilmesi için maden işletmesinin derhal kapatılması gerektiğini söylemiş, ayrıca yapılan araştırma sonuçlarına dayanarak siyanürlü atık suyun kaynak sularına karışma riskine dikkat çekmişti. Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu  ile şirket yetkilileri, ÇMO’nun kamuoyunu bilgilendiren ve yetkilileri önlem almaya çağıran bu açıklamalarına tepki göstererek herhangi bir tehlikenin olmadığını iddia etmişti. Sonraki günlerde ÇMO haklı çıktı ve Kütahya’nın Dulkadir köyünde sekiz kişi siyanürden zehirlenme iddiası ile hastaneye kaldırıldı.

Sudaki arsenik değeri 50 kat fazla çıktı

Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) İzmir Şubesi, Dulkadir köyünden içme suyu numunelerini alarak İzmir’e götürdü. İzmir Hıfsızsıhha Bölge Müdürlüğü’nde analiz edilen suda çarpıcı sonuçlar ortaya çıkmıştı. Yapılan analiz sonucunda sudaki limit değeri 10 ug/L olan arsenik miktarı 518.6 ug/L çıkarken, limit değeri 5.0 ug/L olan antimoan oranı 71 ug/L, limiti yine 5.0 ug/L olan kadmiyum 79 ug/L çıktı. Sudaki maksimum değeri 0.2 mg/L olması gereken siyanür miktarı ise çarpıcı biçimde 44.24 mg/L, yani limit değerlerin 221 kat üstünde bir oranda tespit edilmişti.

Hamzaoğlu’na açılan davayı anımsattı

ÇMO’ya açılan bu dava, Dilovası’ndaki kanser tehditi ile ilgili kamuoyunu aydınlatan Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Öğretim üyesi Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu’na açılan davayı anımsattı.

Dilovası’nda yaptıkları araştırmaların sonucunda annelerin ilk sütünde ve bebeklerin ilk kakalarında bazı ağır metaller, eser elementler saptandığını kamuoyu ile paylaşan Hamzaoğlu, AKP’li Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı ve AKP’li Dilovası Belediye Başkanı tarafından, Kocaeli Cumhuriyet Savcılığı’na şikayet edildimişti. Şikayet gerekçesi ise Hamzaoğlu’nun “Kan ve dışkıları bırakın, doğum yapıp çocuk emziren annelerin sütünde bile çinko, demir, alüminyum, kurşun, kadmiyum tespit ettik, tehlike büyük” demecini basın yoluyla paylaşması ve bu nedenle halkı paniğe süreklemesi olarak iddia edilmişti. Savcılık da hazırladığı dosyayı, söz konusu fiilin incelenmesi amacıyla Kocaeli Üniversitesi Rektörlüğü’ne göndermişti. Üniversite izin verdiği takdirde Prof. Dr. Hamzaoğlu, TCK’nin 213. maddesi uyarınca 2 ila 4 yıl arasında hapis istemiyle yargılanacak.

 

ürünler ürünler ürünler ürünler
maviweb