Bizi Takip Edin
instagram
google
youtube
twitter
facebook
Söz değil, eylem zamanı Kazdağlarında Altın Madenciliği ve Termik Santraller
ÜRÜN ADI
Söz değil, eylem zamanı Kazdağlarında Altın Madenciliği ve Termik Santraller
ÜRÜN KODU
MARKA
FİYAT

Ürün Açıklaması

Çanakkale Çevre Platformu’nun organize ettiği ‘Kültürel Mirasımızı Nasıl Koruyoruz’ konulu panelde, altın madeni ve termik santral tehdidi altında bulunan antik döneme ait kültürel miraslarda yaşanan talana dikkat çekildi.

 Belediye Nikah Salonu’nda gerçekleşen panelin yöneticiliğini ÇOMÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Demircan yaparken, Mimar Yazar Cengiz Bektaş ile ÇOMÜ Öğretim Üyesi Dr. Reyhan Körpe ise konuşmacı olarak katıldı.

Panelin sonunda; çevre konusundaki toplantıların bundan böyle şehir merkezlerinden kırsala taşınması istendi ve “Artık sözün bittiği yerdeyiz. Zaman, söz değil eylem zamanı” denildi.

Belediye Nikah Salonu’nda gerçekleşen panelin yöneticiliğini ÇOMÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Demircan yaparken, Mimar Yazar Cengiz Bektaş ile ÇOMÜ Öğretim Üyesi Dr. Reyhan Körpe ise konuşmacı olarak katıldı. Panelde Kazdağları’nın önemine değinen ÇOMÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Demircan, Türkiye’de Kazdağları’nın temiz su bulabilecek birkaç yerden birisi olduğunu söyledi. Altın tekellerinin çalışma yaptığı Kazdağları’nda suların kirlenmesi halinde son önemli bir değer olan Kazdağları’nı kaybedeceklerini ifade eden Demircan, doğanın bozulmamasının yanı sıra korunmasının da gerektiğini kaydetti. Kazdağları’nda altın aramacılığının da hız kazandığını belirten Demircan, burada madencilik yapıldığında suların kirleneceğini, tarım ve doğanın zarar göreceğinin altını çizdi. Doğasıyla önemli bir yerleşim birimi olan Çanakkale’de tersaneler ile çimento fabrikaları gibi yatırımların olduğuna dikkat çeken Demircan, bölgede köprülerin yapılmasıyla birlikte buralardan geçecek yolların doğayı tahrip etmesine neden olacağına vurgu yaptı. Çanakkale’nin tarihi yerlerine de dikkat çeken Demircan, antik dönemlere ait bulguların olduğu kentin tarihi eserler açısından çok zengin bir il olduğunu dile getirdi. Troya antik kentinde merceklerin kullanıldığını vurgulayan Demircan, 20 kat büyüten merceklerin o dönemlerde ateş yakılması için kullanıldığını anımsattı. Demircan, antik yerlerin kaçak kazılarla tahrip edildiğini de sözlerine ekledi.

Mimar Yazar Cengiz Bektaş ise; “İnsanın korunmadığı yerde her türlü korunma gerçekten çarpıtmadır. İnsanı insan yapan kenttir. Bir takım alanlarda savaş başlamadan önce belli yerlere tuğla kalıbı gibi 2 altın külçesi gitmişti. Yani açıkçası baltası bizden. Her şey olup bittikten sonra savaşa kalkıyorsunuz. Benim kültürümde insanı insan yapan kenttir. Benim kültürüm bunun üzerine gelişmiştir. Burada önemli olan bir şey var. Nükleere karşı çıktığım zaman politika yapıyorsun diyorlar. Hidro Elektrik Santrallerine karşı çıktığım zaman politika yapıyorsun diyorlar. Altıncılara karşı çıktığım zaman da politika yapıyorsun diyorlar. Bütün hedef insancıllıktır. İnsancıl olmayı sağlayamıyorsak, gerçekten hiçbir şeyi koruyamıyoruz demektir” dedi.

Körpe; “Assos benzeri yaklaşık 200'e yakın antik kenti tespit ettik”

ÇOMÜ Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Arkeolog Reyhan Körpe, panelde yaptığı konuşmada, 19. yüzyıldan bu yana kazılar ve araştırmalar yapıldığını anımsattı. Körpe, araştırmalarda Troas bölgesinde ismi bilinen yerleşim biriminin yaklaşık 100’e yakınının 38 tanesinin tasdik edildiğini söyledi. Özellikle 2004 yılından itibaren Amerikalı meslektaşları ile birlikte Granikos Projesi adı altında yaptıkları çalışmalarda Biga, Yenice, Çan, Gönen ve Bandırma'da özellikle bölgenin bilinmeyen kısımlarını araştırdıklarını ifade etti. Çanakkale ve Troas bölgesinin Batı Anadolu'daki en yoğun yerleşime sahip yerlerden olduğunu dile getiren Körpe, son yaptıkları araştırmalarda, Assos benzeri yaklaşık 200'e yakın antik kenti tespit ettiklerini vurguladı. Çevreye bakıldığında bu kentlerin dağların tepesinde durduğunun altını çizen Körpe, ormanın içerisine saklanmış 100'e yakın tespit ettikleri yerler olduğuna dikkat çekti. Araştırmalar sırasında çeşitli dönemlere ait küçük köyler, kasaba ve çiftlik yerleşimi gibi yaklaşık 3 bin ile 3 bin 500 yerleşim yeri bulduklarını ifade eden Körpe, Bayramiç ilçesinde buldukları bir yerleşim biriminin ise kaçak kazılarla tahrip edildiğini fark ettiklerini dile getirdi.

ürünler ürünler ürünler ürünler
maviweb