Bizi Takip Edin
instagram
google
youtube
twitter
facebook
Nükleer, Termik, Hidroelektrik Santrallere Karşı Avukatlar İmza Kampanyası
ÜRÜN ADI
Nükleer, Termik, Hidroelektrik Santrallere Karşı Avukatlar İmza Kampanyası
ÜRÜN KODU
MARKA
FİYAT

Ürün Açıklaması

Yakın zamanda 9 şiddetindeki deprem ve tsunami Japonya'yı sarstı, ama, gerçek felaketin bu deprem ve tsunami değil, insanları ve ekosistemi tehdit eden sürekli büyümeye dayalı üretim ve tüketim sistemi olduğu ortaya çıktı. Artık bizler, daha çok kâr, daha çok büyüme hırsları karşısında dünyanın yeni bir felaketi daha kaldıramayacağının farkındayız.
                   70 yıl önce Hiroşima ve Nagazaki'de kitlesel kıyım ve yıkım denemesi olarak karşımıza çıkan nükleer güç, bugün güya barışçıl ve yeşil amaçlar için nükleer santraller şeklinde karşımıza çıkıyor. Hidroelektrik, termik ve nükleer santrallerle halklara enerji devrimi getireceğini vaad edenler, o yüksek teknolojiye sahip Japonya'nın çaresizliğinden ders çıkarmadıkları gibi, felaketin gerçek sonuçlarını gizlemekteki ısrarlarını da sürdürüyor. Öyle ki, adı Fukuşima nükleer felaketiyle anılan Japonya’ya Sinop’ta; Çernobil’le anılan Rusya’ya Akkuyu’da nükleer santral projeleri tahsis ediliyor.
                   Toprağımız, havamız ve suyumuz büyük bir hızla ve sınır tanımaz bir şekilde doğadan ve doğanın parçası olarak bizlerden kopartılarak, insanlığın ortak mirasından şirketlerin özel mülkiyetine tahsis ediliyor.
                   Bu yağma ve talana karşı çıkan, yaşamı ve doğayı savunanlar ise şiddet, baskı, korkutma ve polisiye tedbirlerle “zapt-u rapt” altına alınmaya çalışılıyor. Kendisinin sesinden başka her türlü sese ve nefese sağır olan siyasal iktidarın anti-ekolojist politikalarına karşı sesini yükseltenler, itiraz edenler, fikir açıklayanlar, toplantı ve gösteri yürüyüşü haklarını kullananlar, idari ve hukuki mekanizmaların engelleme, soruşturma ve dava tehdidiyle karşı karşıya kalıyor.
Biz aşağıda imzası bulunan avukatlar ve stajyer avukatlar;
                   Yaşamın yağmalanmasına, doğanın talan edilmesine, bu uğurda talanın hukuk düzeninin kurulmasına karşıyız. Bu sebeple nükleer santrallerin, hidroelektrik ve termik santrallerin siyasi bir karar olduğunu biliyoruz. Bu konudaki ısrarlı politikalardan bir an önce vazgeçilmesini istiyoruz. Sesimizi duyurabilmek için bizler 9 Nisanda “Dereler Özgür Aksın!” diyerek Ankara’da, 10 Nisan’da “Ergene Hayata Dönsün!” diyerek Lüleburgaz Karamusul’da, 24 Nisan’da “Nükleere Hayır!” diyerek İstanbul’da sokaklarda olduk, bundan sonra da sokaklarda olacağız.
                   Bu sebeple biz doğanın talanına karşı avukatlar, yaşanabilir bir dünya için hep birlikte yürüdüğümüzü, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde ilan ediyoruz!

ürünler ürünler ürünler ürünler
maviweb