Bizi Takip Edin
instagram
google
youtube
twitter
facebook
Laledere’de felakete davetiye
ÜRÜN ADI
Laledere’de felakete davetiye
ÜRÜN KODU
MARKA
FİYAT

Ürün Açıklaması

Yalova Çevre Platformu, Taşköprü Beldesi Laledere deltası üzerinde Royal VOPAK şirketinin 150 adet kimyasal tank depolama terminali kurmak için imar planlarının yapılmasının Kuzey Anadolu Fayı (KAF) zonunun kıyısında yer alan Yalova için büyük bir afete davetiye çıkarmak olduğu öne sürüldü.

İmar planı jeolojik rapordan 3,5 ay önce onaylanmış

Platformdan yapılan yazılı açıklamada, 22 Haziran 2010 tarihinde askıya çıkan Taşköprü’deki VOPAK imar planlarının 30 Kasım 2010 tarihinde Bayındırlık İl Müdürlüğü ve Vali Yardımcısı Cezmi Türk Göçer tarafından onaylandığına dikkat çekilerek, “Ancak plan için gereken jeolojik ve jeoteknik etüd raporunun, 11 Mart 2011 tarih ve 4487 sayılı Bayındırlık Bakanlığı TAU Genel Müdürlüğü’nce onaylanmış olduğu görülmektedir (1000 ölçekli plan paftası-Özel Hükümler madde 6). Bu durum, jeolojik-jeoteknik raporun sonradan planı ilgili yasaya uygun kılabilmek için hazırlatıldığı izlenimi vermesi açısından dikkat çekici olduğu kadar, ÇED olumlu belgesi alınana kadar girişimlerin süreceğini ve bölge halkının umursanmadığının da göstergesidir” dendi.

Laledere deltasında sanayi yapılaşmalarının riski birbirinden bağımsız olarak irdelenemeyeği kaydedilen açıklamada, “Bu durum, AKSA fabrikası içinde sürdürülen termik santral ve ek tesisler inşaatları için de geçerlidir. Daha dün AKSA içindeki solvent tanklarında yaşanan kazada beş işçinin yaralanması örneğinin gösterdiği gibi, bunun gibi gelecek 150 kimyasal tankın getireceği risklerin bir ön habercisidir” dendi.

 ’ABD’de 1972’den bu yana uygulanan Fay Yasası Türkiye’ye gereklidir’

KAF’nin en aktif olduğu bölgeler arasında yer alan Yalova’da 17 Ağustos depreminde sanayi tesislerinde yaşanan kimyasal sızıntının bile bakanlıkları, yerel yönetimleri ve bölgedeki fabrikaları gereken radikal önlemleri almaya itemediğine dikkat çekilen açıklamada “Oysa tam da Laledere deltasının durumuna uygunluk göstereceği gibi, ‘Diri Faylar çevresinde tampon bölge oluşturma esasları’nı inceleyen Alquist-Priola Diri Faylar Kanunu, ABD’nin KAF ile benzerlik gösteren California fayları için 1972’de yürürlüğe girmiş, bu kanunda diri fay üzerinde hiçbir yapılanmaya izin verilmemesi gerektiği dile getirilerek, sanayi yapılaşmaları için kısıtlamalar da ortaya konulmuştur” dendi.

Laledere deltasında var olan önlemli alanlar da kaldırıldı

AKSA Akrilik Kimya AŞ’yi bölen Taşköprü fay kırığını tek başına inceleyen 2009 Gürsu Sismik Raporu’nda, bu fayın üzerinde yer alan sanayi tesisleri için “tek başına” tehlike oluşturmayacağı savı ortaya atıldığının altı çizilen platform açıklamasında, şunlar söylendi: “Daha önce önlem alanı olarak nitelenen Taşköprü fayının çevresindeki 20’şer metrelik alana bile gerek duyulmadığı sonucuna varılmıştır. İlgili raporda, bu fayla kesişen, bir ucu deltanın batı kıyısından başlayarak, Taşköprü Askeri Havalimanı içinden geçen ve AKSA içindeki Akrilonitril tanklarına kadar uzanan ’17 Ağustos 1999 Kırığı’ olarak bu raporda belirtilen yer yer 15-20 cm’ye varan kırıklar ikincil yüzey kırıkları sayılmış, rapor sonundaki şerhler kısmında da rapora imza atan iki mühendis tarafından da deltanın faylarının bütünsel olarak ele alınması gerektiği belirtilmiştir.”

MTA raporuna Laledere’de yüzey kırıkları gözlendi

Açıklamada, MTA Jeoloji Etüdleri Dairesi tarafından 1999 depreminin ardından bölgedeki riskleri ortaya koymak amacıyla hazırlanan “17 Ağustos 1999 Marmara Depremi Sonrasında Olası Yerleşme Alanları”başlıklı raporda Laledere deltasında yüzey kırıkları gözlendiği belirtilerek, “Taşköprü Askeri Havaalanı içindeki 17 Ağustos 1999 kırığının fotoğrafları gösterilmiştir. Bu delta, AKSA Akrilik Kimya AŞ tesislerinin halen bulunduğu ve VOPAK’ın 710 bin metreküplük 150 tankla kimyasal depolama terminali kurmak istediği deltadır. Raporun sonuç bölümünde, ‘Son deprem Laledere deltasında yüzey kırığı gelişebildiğini ortaya koymuştur. Laledere deltası bölgede yapılaşma açısından sakıncalı alanlardan biri olarak değerlendirilmektedir’ denmiştir. Hersek’in batısında kalan fayların kırılma riskinin arttığına ve deprem riski en yüksek alanlardan biri haline geldiğine yer verilen rapora eşdeğer pek çok bilimsel araştırma mevcuttur” dendi.

‘Büyük riske karşı uyarıyoruz’

Platform açıklamasında, bilimsel raporlarda belirtilen KAF geriliminin Hersek’in batısından Yalova’ya doğru uzandığı gerçeğini bir kez daha anımsatılarak, şöyle dendi: “1999’da AKSA içinde zarar gören, 6500 ton akrilonitril sızıntısına yol açan kimyasal depolama tesislerinin ve delta üzerinde 11 yıl önce meydana gelen 2-3 kilometre uzunluğundaki yüzey yarılmalarının, olası beklenen depremde üzerindeki taşıdığı termik santral, zehirli kimyasallar ve termokimyasal afeti tetikleme riskinin, bir de 250 metre uzağında 710 bin metreküp kimyasal depolanmak üzere 150 VOPAK tankıyla donatılmasını hem ilimiz, hem bölge halkı, hem ekosistem ve hem canlı yaşamı için yaşatabileceği risklere karşı uyarma görevimizi yerine getiriyoruz.”

 

ürünler ürünler ürünler ürünler
maviweb