Bizi Takip Edin
instagram
google
youtube
twitter
facebook
Jeotermal kaynağımız beş nükleer santral gücünde
ÜRÜN ADI
Jeotermal kaynağımız beş nükleer santral gücünde
ÜRÜN KODU
MARKA
FİYAT

Ürün Açıklaması

Türkiye’nin jeotermal enerji ile konut ısıtma potansiyelinin beş nükleer santrala eşdeğer olmasının yanı sıra dumansız olduğu için hava kirliliğini engellemesi gibi çok önemli avantajlara sahip olduğu halde henüz değerlendirilemiyor.

Türkiye’de jeotermal enerji ile ısıtılabilecek potansiyelin 1 milyon konuta ulaştığı, bu kapasitenin ise sadece şehir ısıtmasına yönelik olduğu, sera ile kaplıca ısıtma, soğutma, endüstriyel kullanım, mineral üretimi, balık üretimi ve benzeri alanlar için kullanılan enerjinin bu değerin dışında olduğu belirtiliyor.

İtalya 1 avro teşvik uyguluyor

Avrupa Birliği ülkelerinde, örneğin İtalya’da jeotermal ısının her kilovat/saat başına 1 avro teşvik uygulandığı belirtilirken, Türkiye’nin en büyük jeotermal kaynaklarına sahip Aydın’da milletvekillerinin hükümet ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na böyle bir teşvik yasası için talepte bulunmaması ya da bulunmuşsa bile bunun basın ve kamuoyu tarafından bilinmiyor oluşu, “Aydın ve diğer illerin zengin jeotermal enerji kaynaklarının daha verimli ve etkili kullanılmasını sağlayacak gerekli yatırım teşvikleri için yasal düzenlemeleri hükümetten bölgenin vekilleri talep etmeyecekse kimler edecek” sorusunu da beraberinde getiriyor.

Örneğin Aydın, jeotermal enerji ile ısıtılabilecek potansiyel yerleşim birimleri arasında Türkiye genelinde İzmir ve Denizli’nin hemen ardından 3. sırada gösteriliyor. Ancak, ne yazık ki en ucuz, en ekonomik, en çevreci ısı kaynağı olan jeotermal enerjinin Aydın’da tahminen 90 bin konutu ısıtması konusunda bugüne kadar herhangi bir somut proje ortaya konamadı.

Güncellenmemiş 2007 Haziran ayı rakamlara göre Türkiye genelindeki jeotermal konut ısıtması potansiyeli şöyle:

İzmir : 220 bin konut

Denizli ve civarı: 100 bin konut

Aydın ve civarı: 90 bin konut

Bursa ve civarı: 75 bin konut

Balıkesir ve civarı: 65 bin konut

Afyon ve civarı: 65 bin konut

Manisa+Turgutlu: 50 bin konut

Kütahya ve civarı: 35 bin konut

Çanakkale ve civarı: 35 bin konut

Sakarya-Akyazı-Kuzuluk: 30bin konut

Salihli: 30 bin konut

Bolu ve civarı: 28 bin konut

Yozgat ve civarı: 25 bin konut

Nazilli: 25 bin konut

Erzurum: 25 bin konut

Şanlıurfa+Sivas: 20 bin konut

Kırşehir: 20 bin konut

İzmir Dikili-Bergama: 15 bin konut

Manisa Alaşehir: 10 bin konut

İzmir Aliağa: 10 bin konut

Diğer yerleşim birimleri toplamı : 27 bin konut

Jeotermal merkezi ısıtma amaçlı en uzun su taşıma hattı 61 km ile İzlanda’ya ait. Ayrıca, yine İzlanda’da yalnızca 2 °C’lik sıcaklık kaybı ile 27 km’lik jeotermal su taşıması yapıldığı biliniyor. Eskiden dünyada ve Türkiye’de önemli bir sorun olan kabuklaşma (kireçlenme) ve korozyon (çürüme) gibi teknik sorunların bugünün teknolojisi ile artık tamamen çözüldüğü belirtiliyor.

Türkiye’de hedeflenen 1 Milyon konutun jeotermal ile ısıtılmasında, 8000 MWt kurulu güç olarak karşılaştırıldığında, 1400 MWe’lık bir nükleer santralın beş katı , yıllık ısı enerjisi ikamesi olarak karşılaştırıldığında üç katı olduğu, başka bir hesaba göre, iki tane Mavi Akım Projesi’ne eşdeğer olduğu, Mavi Akım’da 16 Milyar metreküp/yıl doğalgaz teminine karşın, Türkiye’nin jeotermal ısı potansiyelinin 30 Milyar metreküp/yıl olduğu kabul ediliyor.

Çevre dostu jeotermal

Uzmanlara göre, Jeotermal enerji ile yapılan ısıtma, elektrik üretimi ve benzeri uygulamalarda, hiçbir atık çevreye ve atmosfere atılmıyor. ABD Enerji Bakanlığı’nın (DOE) verilerine (1998, Jeotermal Enerji Stratejileri ve Hedefleri yayını) göre, sera etkisi yaratan karbondioksit emisyonu :

Kömürde; 900 – 1300 g/kWh,

Doğalgazda; 500 – 1250 g/kWh,

Güneş enerjisinde; 20 – 250 g/kWh,

Rüzgar enerjisinde; 20 – 50 g/kWh,

Jeotermal enerjide ; 20 – 35 g/kWh’ dır.

Jeotermal merkezi ısıtma sistemleri ve jeotermal elektrik üretim santrallarında fosil yakıt kullanılmadığından, azot emisyonu ve sülfürdioksit emisyonunun sıfır olduğu vurgulanıyor.

Jeotermal enerjinin önemi ise şöyle belirtiliyor:

- Ucuz

- Türkiye’nin kendi öz varlığı

- Dışa bağımlılığı yok

- Döviz tasarrufu sağlıyor

- Farklı üretim alanlarında entegre kullanım imkanı var

- Satış fiyatının belirlenmesinde Uluslar arası piyasalara bağımlılığı yok.

- Özellikle saklı maliyeti yüksek olan konvansiyonel enerji türleri ile karşılaştırıldığında en düşük maliyet seçeneğini sunuyor.

- Jeotermal enerji kullanımı sayesinde yerli enerji üretimi artmakta ve enerji ihtiyacı kapatılabilmekte.

Özellikle büyük enerji tüketimi ve az sayıda santral bulunan Batı Anadolu’da jeotermal ısıtma yapılarak, ısıtma için elektriğe olan talebin azaltılmasının hedeflenmesi gerektiği, ucuz jeotermal ısıtma ve soğutma sayesinde elektrik tasarrufu yapılıp ucuza ikame sağlanmasının mümkün olacağı belirtiliyor. Ancan Enerji Bakanlığı’nın bu seçeneklere en azından nükleer santral kurmak kadar öncelik vermesi umuluyor ve bekleniyor. Yanlız, yıllardır Enerji Bakanlığı’nın nükleer santral için yoğun çaba harcadığı biliniyor.

Oysa jeotermal enerjinin yeni ve yenilenebilir bir enerji kaynağı olduğu,  bu kaynaktan elektrik ve ısı üretiminin AB tarafından teşvik edilmekte olduğu, jeotermal yatırım ve işletmeler için Avrupa Birliği’nin verdiği teşviklerin Türkiye’de de uygulamaya konması gerektiği, bunu yapması gerekenin de Enerji Bakanlığı olduğu, konunun uzmanları tarafından dile getiriliyor.

Kaynak: Mücadele Ajans

 

ürünler ürünler ürünler ürünler
maviweb