Bizi Takip Edin
instagram
google
youtube
twitter
facebook
Depreme karşı yeni bir Yapı Denetim Yasası şart
ÜRÜN ADI
Depreme karşı yeni bir Yapı Denetim Yasası şart
ÜRÜN KODU
MARKA
FİYAT

Ürün Açıklaması

TMMOB Makina Mühendisleri Odası (MMO) Yönetim kurulu Başkanı Ali Ekber  Çakar, 17 Ağustos depreminin yıl dönümünde yaptığı yazılı açıklamada, depreme karşı önlemler bütünlüğü ve güvenli yapılaşma için yeni bir Yapı Denetim Yasası’nın çıkartılması gerektiğine dikkat çekerek, “TMMOB’ye bağlı ilgili odaların görev ve yetki alanına giren kamusal niteliklimesleki denetim, yeterlilik, eğitim, belgelendirme hizmetlerine dayalı yeni bir yapı denetim modeli benimsenmelidir”dedi. Çakar, “Ulusal Deprem Stratejisi Eylem Planı Taslaığı 2011-2013″ün kamusal sorumluluk ve yetkileri serbestleştirme yolu ile piyasaya açtığını öne sürdü.

Depremin, çok bilimli bir mühendislik, mimarlık alanı olmasına karşın ülkemizde bu disiplinler geriletilmeye çalışıldığı için gerekli katkılar alınamadığını iddia eden Çakar, “MMO, konut, sanayi, enerji, ulaşım v.b. birçok alana dek uzanan tesisat–mekanik tesisat sistemlerinin toplumsal yaşam, deprem ve diğer afetlerde taşıdığı önem itibarıyla, ‘Türkiye’de Deprem Gerçeği ve TMMOB Makina Mühendisleri Odası’nın Önerileri Oda Raporu’ndaki bazı temel hususları 1999 Marmara Depremi’nin 12. yıldönümünde kamuoyunun dikkatine sunmaktadır” dedi.

Yapı denetiminin mevcut durumu

Çakar, 81 ilimizin 55’inin Birinci Derece Deprem Bölgesi’nde bulunmasına karşın Yapı Denetim Yasası’nın 2001’de yalnızca 19 ili kapsamına alması, tüm illeri ise ancak 1 Ocak 2011 tarihinden itibaren kapsamış olmasına dikkat çekerek, “Deprem Şurası, Ulusal Deprem Konseyi gibi oluşumların devre dışı bırakılması ve mühendislik, mimarlık hizmetlerine gereken önemin verilmemesi, deprem önlemlerinin ülkemizdeki yetersizliğine ilişkin ciddi ipuçları sunmaktadır” dedi.

Türkiye’de 18 milyonu aşan yapı stokunun yüzde 67’si ruhsatsız ve kaçak, yüzde 60′ı 20 yaş üzeri konutlardan oluşmakta ve yüzde 40′ı oturulamaz ve depreme karşı güçlendirilmesi gerekir durumda olduğunun altını çizen Çakar, bu noktada yapı denetimi konusunun birinci derecede önem taşıdığını söyledi.

Çakar, 1999 Marmara Depremi sonrasında yapılan yapı denetimi düzenlemeleri sorunları çözemediğini öne sürerek, açıklamasında şunlara dikkat çekti: “Kamusal denetim alanını ticarileştirerek özelleştiren, katılımcılığı reddeden, meslek odalarının önerilerine kapılarını kapatan bir anlayış tercih edilmiştir. Depremle ilgili en önemli yasal düzenlemelerden biri olan 2001 tarihli 4708 sayılı Yapı Denetim Yasası’nda kamu yapıları denetim dışı kalmış ve TMMOB’ye bağlı ilgili Odaların yasa ve yönetmeliklerce tanınmış görevleri içinde bulunan mühendislik, mimarlık hizmetlerinin mesleki yeterlilik, eğitim, belgelendirme ve denetleme boyutları içerilmemiştir. Diğer yandan yasa, yapıları yalnızca bina taşıyıcı sistemlerden ibaret görmektedir. Oysa Marmara Depremi sonrası yapılan incelemeler, oluşan kayıpların yüzde 80′e varan kısmının, taşıyıcı sistemlerin gördüğü zarara bağlı olarak tesisatlarda oluşan hasarlar nedeniyle meydana geldiğini göstermiştir.”

‘Mühendislik piyasacı zihniyetle maliyete feda ediliyor’

Bu gerçeklere karşın ilgili Bakanlık tarafından 2010–2014 yıllarını kapsayacak olan Stratejik Plan kapsamındaki “Stratejik Yönetim Projesi Süreç Raporu”nda çok sayıda binanın detaylı mühendislik hesapları ile deprem güvenliğini belirlemek hem insan kaynağı hem de finansal açıdan mümkün değildir yaklaşımı bilimsel teknik gereklilikler açısından kabul edilemez nitelikte olduğunu dile getiren Çakar,“Bu yaklaşım,  mühendisliğin kamusal hizmetten tasfiyesini öngörmektedir. ‘İnsan kaynağı’ gerekçesindeki mühendislik faktörünün işsiz mühendisler gerçeğinin atlanarak değerlendirilmesi ve detaylı mühendislik hesapları gereklerinin bir ‘maliyet’ ve ‘finansal’ sorun olarak görülmesi, toplumun can ve mal güvenliğinin nasıl geriye atıldığını göstermektedir” dedi.

‘Plan Taslağı 2012-2013’ün önemli eksikleri var’

Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığı bünyesinde yer alan Deprem Danışma Kurulu (DDK) tarafından hazırlanan “Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı Taslağı 2012–2023”ün (UDSEP) hazırlık sürecinin, TMMOB’yi kapsamadığının altını çizen çakar, “Oysa bu tür stratejik planlama çalışmalarının konuyla ilgili tüm tarafları içermesi ve onların bakış açılarını da yansıtacak platformlarda şekillendirilmesi gerektiği açıktır. Bu yöntemsel yanlış yanı sıra TMMOB’ye yalnızca ‘Meslek içi eğitim faaliyetleri’ kapsamında ‘Sorumlu Kuruluş’ olarak yer verilmekte, ‘İlgili Kuruluşlar’ kısmında çoğu kez TMMOB belirtilmemekte; yine ‘İlgili Kuruluşlar’ bahsinde kimi yerlerde ‘TMMOB’ adı belirtilirken kimi yerlerde ‘Meslek Odaları’ nitelemesi ile yetinilmekte; kimi yerlerde de ‘sivil toplum kuruluşları’ şeklinde TMMOB ve ona bağlı kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını içermeyen bir niteleme yapılmaktadır” dedi.

Taslakta önemli bazı yaklaşım yanlışlıkları da bulunduğunu iddia eden Çakar, açıklamasında şunları dedi: “Örneğin neo liberal serbestleştirme politikalarında önemli bir yer tutan ‘Kamu-Özel Sektör işbirliği’ yöntemi ile deprem gibi komplike ve tamamen kamusal düzeydeki bir sorumluluk alanının özel sektöre terk edilmesinin, kamu idari yapısının neo liberal bir doğrultuda dönüştürülmesi ve kamusal hizmetlerin serbestleştirilip, özelleştirilmesi arasında doğrudan bir bağ bulunmaktadır. Aynı yanlış bölgesel kalkınma ajanslarına depremle ilgili sorumluluk yüklenmesinde de görülmektedir. Zira kalkınma ajansları ‘serbestleştirme, özelleştirme, sivil toplumu güçlendirme ve yerelleşme’ yoluyla, kamu kaynakları ve kamu erkini ayrıcalıklar yaratacak biçimde kullanan, yasama ve yargı denetimini olabildiğince dışlayan yeni bir ‘kamu yönetimi’ modelinin bir parçasıdır.”

MMO Yönetim Kurulu Başkanı Çakar, deprem sorununa güvenli önlemler açısından yapılması gereken bazı temel hususların şunlar olduğunu belirtti:

  • Deprem öncesi, deprem sırası ve sonrasında yapılacak çalışmalara ilişkin kamu ve toplum yararını temel alan bir Ulusal Deprem Stratejisi, Türkiye Deprem Master Planı ve Afet Yönetimi Stratejik Planı oluşturulmalıdır.
  • Yapı denetimi uygulamasını yönlendiren kararlar, ilgili bütün kurum ve kuruluşların katılımıyla oluşturulmalıdır. İmar, Yapı, Dönüşüm Alanları, Yapı Denetim ve Afet Yasaları; TMMOB ve bağlı ilgili Odalar, üniversiteler ve ilgili kesimlerin katılımıyla düzenlenmeli; bu kuruluşlar mevzuat süreçlerinin asli unsurları olarak tanınmalıdır.
  • Mevcut Yapı Denetim Yasasının öngördüğü, ticari yanı ağır basan yapı denetim şirketi modeli yerine; uzmanlık ve ahlaki niteliklere sahip yapı denetçilerinin etkinliğine dayalı, meslek odalarının sürece etkin katılımını sağlayacak yeni bir planlama, tasarım, üretim ve denetim süreci modeli benimsenmelidir. Mevcut yasa iptal edilerek yeni bir yasa çıkarılmalı; 3194 sayılı İmar Yasası ve bağlı ikincil mevzuat, söz konusu model esas alınarak yeniden düzenlenmelidir.
  • Bütün kamu yapıları yasa kapsamına alınmalı; TOKİ, KİPTAŞ v.b. kuruluşların inşaatlarının denetimi yeni yapı denetim sistemine dahil edilmelidir.
  • Denetçi belgeleri ve takibi ile yapı denetimi mekanizmasında yer alan meslektaşların sicillerinin tutulması ve meslek içi eğitimler TMMOB’ye bağlı Odalarca yapılmalıdır.
  • Bina ve doğal eki mekanik tesisatının tasarım, üretim ve bakımında üretenler ve denetleyenler MMO tarafından belgelendirilmiş konunun uzmanı mühendisler olmalı, bu husus bütün yasal düzenlemeler ve Yapı Denetimi Yasasında yer almalıdır.
  • I. ve II. sınıf gayri sıhhi müesseseler kapsamındaki endüstriyel tesislerin birbirlerine güvenlik–yaklaşma mesafeleri konusunda gerekli çalışmalar yapılarak standart ve koşullar imar mevzuatına aktarılmalı; bu mesafeler içindeki alanlar Bakanlar Kurulu Kararı ile “afet bölgesi”, “yapı yasaklı alan” ilan edilmelidir.
  • Okullar, hastaneler başta olmak üzere kamu yapılarının depreme karşı güvenli olup olmadıklarının konunun uzmanı mühendisler tarafından tespitine yönelik çalışmalarda üniversiteler, TMMOB’ye bağlı ilgili Odalar ve Belediyeler yer almalıdır.
  • Sağlık, su, yağmur suyu, atık-sıcak-kızgın su, buhar, kızgın yağ, ısıtma, soğutma, asansör, doğalgaz, LPG, sanayi gazı, yakıt, acil durum, ışıklandırma, yangın, elektrik, yalıtım, güvenlik, depolama, havuz, iletişim ve ulaştırmaya ilişkin tüm tesisat uygulamaları deprem, acil ve afet durumları açısından incelenmeli, TMMOB’ye bağlı ilgili Odalar eğitim, belgelendirme ve denetim süreçlerine tabi olmalıdır.
  • Doğalgaz, elektrik, ısıtma kazanları, jeneratörler ve gaz tesisatları için erken uyarıcı ve gaz/akım kesici sistemler uygulanmalı, denetimleri meslek odalarınca yürütülmelidir.
  • Doğalgaz firmalarının MMO’dan yetki belgeli mühendislerle çalışması sağlanmalı; doğalgaz projeleri ve montaj denetimleri MMO’nun mesleki denetiminden geçirilmelidir.
  • Yapı Sigortası ve Mesleki Sorumluluk Sigortası sistemine bir an önce geçilmelidir.”
ürünler ürünler ürünler ürünler
maviweb