Bizi Takip Edin
instagram
google
youtube
twitter
facebook
Hem çevre, hem işçi düşmanı
ÜRÜN ADI
Hem çevre, hem işçi düşmanı
ÜRÜN KODU
MARKA
FİYAT

Ürün Açıklaması

CEM GURBETOĞLU

Kütahya’da, Eti Gümüş AŞ’ye ait gümüş madeninde geçenz Mayıs ayında siyanürlü atık havuzunda bir setin çökmesi dikkatleri bölgeye çekmişti. Kazadan birkaç ay sonra çevredeki köylerde zehirlenme vakaları yaşanmış, Çevre ve Orman Bakanlığı ise adeta madenci şirkete kefil olarak iddiaları yalanlamıştı.

Ancak geçen ay madende çalışan 65 işçinin kanlarında yüksek oranda arsenik ve ağır metal bulunduğu için Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi altına alınması, “mızrağın çuvala sığmadığını” gösterdi. Konuya ilişkin açıklama yapan Ankara Tabip Odası, madenin yarattığı ağır metal tehlikesinin madende çalışan tüm işçileri ve yöre halkını da tehdit ettiğini açıklamıştı. Ancak, tüm uyarılara rağmen maden faaliyetlerini sürdürüyor. Sadece çevreyi değil, insan sağlığını da tehdit eden Eti Gümüş AŞ işçilere karşı da düşmanca bir tutum alıyor.

İşçiler istifa etmek zorunda kaldı

İşçiler, kendilerini hastanelik eden çalışma koşulları düzeltilmediği için Meslek Hastalıkları Hastanesi’nin verdiği raporun bitmesinin ardından işyerinden istifa etmek zorunda kalıyor. Hastanede yattıkları süre boyunca hiçbir şirket yetkilisinin kendilerini aramadığını anlatan işçiler, “hastaneden çıkınca ararlar” diye umutlandıklarını, ancak bir arayanının dahi olmadığını söyledi.

“Çalışma şartlarımız değişmediği için ‘Ya sağlımız, ya işimiz’ diye karar vermek zorunda kaldık. Sağlığımızı tercih ettik” diyen işçiler mağdur. İş Kanunu’nun 24. maddesinde yer alan “İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa” ifadesinden yararlanarak haklı nedenle derhal fesih hakkını kullanan işçiler, geçmişten kalma hak edişlerini almak için şirkete dava açıyor. Şimdiye kadar 50 işçi dava açarken, 50 işçinin de önümüzdeki birkaç gün içinde dava açacağı belirtiliyor.

Birçok işçi de madenci şirketin sağlık bozan çalışma koşullarına karşı maddi ve manevi tazminat davası açacak.

Bakanlıktan kormadı, sendikadan korktuğu kadar!

Hâlâ çalışmaya devam eden işçiler de çalışma koşullarını ancak birlikte hareket ederek düzeltebileceklerini görüyor ve Maden-İş Sendikası’nda örgütlenmeye çalışıyor. Ancak, şirketin işçilerin sendikalı olmasını da engellemek istediği iddia ediliyor. Şirketin geçen günlerde 60 işçiyi zorla ücretsiz izne göndermek istediği, kabul etmeyen işçilerden bir kaçının işten atıldığı belirtiliyor. İşçilerin, “Sendikaya üye olursanız bayramdan sonra iş akdiniz feshedilir” diye tehdit edildiği de iddialar arasında. Şirketin farklı adlarla kurduğu iki taşeron şirket arasında işçilerin yerini sürekli değiştirerek, sendikalaşmayı engellemeye çalıştığı da bir başka iddia.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı’nın mercek altına aldığı şirketin, bakanlıklardan çok işçilerin örgütlenmesinden korkması dikkat çekiyor.

Sendika düşmanlığı eskiymiş

Uzmanların, “Tüm Kütahya’yı tehdit ediyor” dediği madenci şirketin sendika düşmanlığı da eskiye dayanıyormuş. Özelleştirme süreci 2004-2007 yıllarında tamamlanan madende şirketin ilk icraatı sendikayı silmek olmuş. Maden-İş üyesi olan işçilerin büyük bölümü emekli olmaya zorlanmış. Kalan işçiler hızla işten çıkarılırken, sendikanın yetkisinin düşmesi için çok sayıda yeni işçi alınmış.

Konuya ilişkin gazetemize bilgi veren Maden-İş Eğitim-Basın Müdürü Dr. Fikret Sazak, sendikanın yetkisini kaybetmesinin ardından işçilerin defalarca kez sendikalaşmaya giriştiğini, ancak şirket tarafından sürekli engellediğini öne sürdü. “800 kişinin çalıştığı bu işyerinde örgütlenme çalışmamız hiç durmadı. Ama her seferinde işveren hukuk dışı yollarla bizi engelledi” diyen Sazak, madende örgütlenme çalışmalarının son iki aydır yeniden hız kazandığını ve patronun engelleme çabalarına rağmen başaracaklarını söyledi.

‘Sendika olsaydı facia yaşanmazdı’

Madende sendikanın bulunduğu dönemlerde bu tür sorunlar yaşanmadığına dikkat çeken Sazak, işyerinin öz denetimini sağlayan sendikaların yaşanabilecek iş kazası ve sağlık sorunları karşısında da işçilerin elindeki en önemli silah olduğunu vurguladı. “Sendikal örgütlülük olsaydı bu facia yaşanmazdı” diyen Sazak, madenin çevresindeki köylerde yaşayan halka da, “daha büyük bir felaket yaşanmaması için sendikanın çalışmalarına destek verin” çağrısı yaptı. 

Kaynak: (Ankara/EVRENSEL)

ürünler ürünler ürünler ürünler
maviweb