Bizi Takip Edin
instagram
google
youtube
twitter
facebook
Sözün bittiği yerdeyiz!
ÜRÜN ADI
Sözün bittiği yerdeyiz!
ÜRÜN KODU
MARKA
FİYAT

Ürün Açıklaması

Suyun Ticarileşmesine Hayır Platformu, 12 Haziran seçimlerinden sonra ardı ardına çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname’lerin (KHK) ortak özelliğinin hükümetin talan politikalarına hızla girişeceğini gösterdiğini öne sürerek, “Koruma Kurulları’nı ortadan kaldıran 648 No’lu KHK ile doğal alanları sermayenin hizmetine açmanın yasal dayanağının oluşturulduğun dikkat çekti. Platformdan yapılan yazılı açıklamada, “Tabiatı ve Biyoçeşitliliği Koruma Yasası’na karşı oluşan onca tepkiye rağmen toplumsal muhalefet, hatta meclis by-pass edilerek aynı içerikte bir karar mecliste tartışılmaya gerek görmeden çıkarılıyor” dendi.

10 bin HES ile karşı karşıyayız

Bu yasalar ile sermayenin yaşam alanlarını talan etmesinin hedeflendiği açık bir gerçek olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Yasa, su kaynaklarımızın HES’lere ve su şirketlerine devrini mümkün kılmaya çalışmaktadır.  Sayısı 4000’lere ulaşan HES projelerinin ve yine geçen günlerde DSİ tarafından yayınlanan bir yönetmelikle mikro HES’lerin izne dahi tabi olmadan yapılabilmesinin yasal olarak önünü açtılar. Çıkarılan yasa veyönetmeliklerle irili ufaklı HES sayısının 10 binlere ulaşacağını gerçeği ile karşı karşıyayız” dendi.

Yeni oluşturulan bakanlığın amacına uygun olarak çıkarılan KHK’lerin hedefini görmemek için kör olmamız gerektiği iddia edilen platform açıklamasında, “Çevre ve Orman Bakanlığı’nı ikiye ayıran; birine ‘Çevreve Şehircilik Bakanlığı’ ismini veren, diğer bakanlığın adının da ‘Orman ve Su İşleri Bakanlığı’ yapılması bir tesadüf değil talanın hangi yönde ilerleyeceğinin açık birer işaretidir. ‘Çevre düşmanı çevre bakanı’  sıfatını kazanmış olan Veysel Eroğlu’nun bu sıfatı almasının temel nedeni, suyun metalaştırılması konusunda canla başla çalışmasıydı. Bu canla başla çalışmanın sonunda bu kişinin Su ve Orman Bakanı olması uygulanmak istenen talan politikalarına tam da denk düştüğünü sanırım hepimiz görebiliyoruz” dendi.

Platform açıklamasında “TOKİ canavarı” sıfatını kazanmış diğer bir isim olan Erdoğan Bayraktar’ın Çevre ve Şehircilik Bakanı olmas,ı talanın kentsel yaşamımızda da hızla artacağı, belirtilerek, “‘kentsel dönüşüm’ adı altında uyguladıkları talan politikalarına engel yasaların ortadan kaldırılmasının hedeflendiği açıktır” dendi.  Açıklamada, 648 No’lu KHK ile doğal sit alanlarının, milli parkların, ormanların ve tüm koruma alanlarının şu an var olan statüleri ortadan kaldırıldığı öne sürülerek, “Bugüne kadarki uygulamalarını göz ününe aldığımızda bu alanlar yeniden tanımlanırken kriterlerinin neler olabileceği bellidir” dendi.

Maden faaliyetlerinin önü açıldı

KHK ile maden faaliyetlerinin önündeki yasal engeller de kaldırıldığına dikkat çekilen açıklamada,  şöyle dendi:“Bugün ülke topraklarının yüzde 60′ına yakın bölümünde maden arama lisanslarının dağıtıldığını biliyoruz. Karadeniz bölgesine ‘turizm’ adı altında yapılmaya çalışılan ‘Samsun’dan Artvin’e açılacak yayla yolu’nun amacı maden şirketlerinin arama faaliyetleri için bir altyapı çalışması olduğu gerçeğini unutmuyoruz. Evet, sözün bittiği yerdeyiz. Artık mahkeme karaları ile bu sürece müdahale etmemiz mümkün değildir. Bu nedenle yaşam alanlarımızı dişe diş savunmaktan başka hiçbir çaremiz kalmamıştır. Bu süreci tersine çevirmek için her şeyi yapacağımızı ve yapacağımız her faaliyetin de meşru olacağını biliyor ve buna inanıyoruz. 

·        Top yekün saldırıya karşı top yekündireneceğiz.

·        Yaşamı savunan her kesimi, sermayeninsaldırılarına dur demek için birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.”

ürünler ürünler ürünler ürünler
maviweb