Bizi Takip Edin
instagram
google
youtube
twitter
facebook
ÇMO: Yaşananlar ‘yapay afet’tir
ÜRÜN ADI
ÇMO: Yaşananlar ‘yapay afet’tir
ÜRÜN KODU
MARKA
FİYAT

Ürün Açıklaması

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Yönetim Kurulu, yaptığı yazılı açıklamada, Antalya’nın sele teslim olmasını “Yapay afet” olarak nitelendirerek,“Suçlu yağış değil, yetersiz altyapı ve çarpık, plansız kentleşmedir” dedi. Açıklamada, yazılı ve görsel basında yapılan yağış uyarılarına rağmen Antalya sele teslim olduğuna dikkat çekilerek, “Yurttaşlar yaşanan sel felaketinde yaşamını yitirdi. Öte yandan ülkemizin diğer kentlerinde de altyapı sorunlarından kaynaklı ciddi maddi ve manevi hasarlar oluştu” dendi.

ÇMO açıklamasında, yaşanan sorunlar düşen yağış miktarından ziyade, yetersiz altyapı ve çarpık kentleşmeden kaynaklandığı, öne sürülerek, şöyle dendi: “Türkiye’de en önemli sorunlardan biri olan altyapı eksiklikleri ne yazık ki bugüne kadar tam olarak giderilememiş, merkezi ve yerel yönetimler tarafından yapılan çalışmalar yetersiz kalmıştır. Plansız ile düzensiz kentleşme, tarım arazileri üzerine yerleşim planlarının uygulanması, orman alanlarının yok edilmesi, dere yataklarımıza, kıyılarımıza bilinçsizce yapılan müdahaleler sonucunda, ülkemizde yağışlar maalesef can, mal ve toprak kayıplarına neden olan sel felaketlerine dönüşmektedir”.

ÇMO açıklamasında, sorunun çözümü içinşu önerilere yer verildi:

  • Öncelikle, yerel yönetimler ve hükümet kentlerdeki yoksunluğun farkına varmalı, insan yaşamına mal olabilen alt yapı sorunlarını “ciddi”ye almalıdır.
  • Kentsel alanların büyük bölümü asfalt ve betonla kaplandığı için, düşen yağış toprak tarafından emilememekte ve doğrudan akışa geçmektedir. Bu nedenle, yeni bölgeler imara açılırken, yeterli yeşil alanlar bırakılmalıdır.
  • Büyük şehirlerimiz cazibe merkezi olmaktan çıkarılmalı, çılgın projelerden vazgeçilerek büyük şehirlerin daha fazla göç alması engellenmelidir.
  • Çarpık kentleşme sonucu, dere taşkın alanları ve dere yatakları yapılaşmaya açılmıştır. Bu alanlar acilen ıslah edilmeli ve yapılaşmaya kapatılmalıdır.
  • Belirlenen taşkın saha sınırları içinde kalan alanlarda yapılaşma kesinlikle yasaklanmalıdır. Taşkın saha sınırları içinde kalan konutlar bir an önce kamulaştırılmalı ve bu alanlar yeşil kuşak olarak yeniden planlanmalıdır.
  • Belediyelerde yağmur suyu projeleri bir an önce projelendirilmeli ve projelerine uygun olarak inşa edilmelidir.
  • Ağaçlandırma ve erozyon önleme çalışmalarına öncelik verilmelidir.
  • Kentler için afet master planları geliştirilmeli ve kentlerimiz afete güvenli bölgeler haline getirilmelidir.
  • Hızlı nüfus artışından dolayı kentlerimizin altyapısı yetersiz kalmaktadır. Kentlerin atıksuyunu taşımakta bile zorlanan Kanalizasyon Sistemleri, sağanak yağışlarla birlikte iflas etmektedir. Kanalizasyon sistemleri bir an önce yenilenmelidir.
  • Ülkemizde yaygın olarak kullanılan birleşik kanalizasyon sistemleridir. Kentlerimizde artık, birleşik kanalizasyon sistemleri yerine, gelişmiş ülkelerde yaygın olarak uygulanan ayrık kanalizasyon sistemleri kullanılmalıdır.

Açıklamada ayrıca, Anayasamızın 56. maddesine vurgu yapılarak, “Herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı bulunmaktadır. İnsan ve doğa merkezli/öncelikli politikalar benimsemediği sürece benzer sorunlar yaşanmaya devam edecektir. Başka bir ifadeyle; üretilen politikalarda, bilimsel ve teknik öncelikler ekonomik önceliklerden önde olmalıdır” dendi.

Oda açıklamasında ayrıca, bu felaketlerin tekrar yaşanmaması için tüm tarafların katılacağı bir “Kentleşme ve Altyapı Kurultayı”nın toplanması, günü kurtarma politikaları yerine kısa, orta ve uzun vadeli halk yararına planları içeren çağdaş – bilimsel çözümlerin üretilmesi gerektiği önerildi.

ürünler ürünler ürünler ürünler
maviweb