Bizi Takip Edin
instagram
google
youtube
twitter
facebook
Yürütmeyi durdurmaya kısıtlama geliyor
ÜRÜN ADI
Yürütmeyi durdurmaya kısıtlama geliyor
ÜRÜN KODU
MARKA
FİYAT

Ürün Açıklaması

Üçüncü yargı paketinde İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinde getirilmek istenen değişiklikle ÇED davalarında yürütmeyi durdurma kararı verilmesi olanağı kısıtlandığı öne sürüldü.

Çevre avukatı Mehmet Horuş, getirilen yeni düzenlemeyle mahkemelerin davalı idarenin savunmasını aldıktan sonra yürütmeyi durdurma konusunda karar verebileceğine dikkat çekerek, “Mevcut uygulamada da mahkemelerin sık sık başvurduğu bu yol, yasal olarak düzenlenmiş olacak. Örneğin Ulukışla’daki siyanürlü altın madenciliği ya da pek çok HES davasında şimdiye kadar davalı idarenin savunması alınmadan verilen yürütmeyi durdurma kararları, bundan sonra verilemeyecek” dedi.

Özellikle HES davalarında elde edilen hukuksal kazanımların bu yeni düzenleme ile önemli oranda ortadan kalkacağını iddia eden Horuş, “Bu durumda idare mahkemeleri tarafından yürütmeyi durdurma ve iptal kararları verilinceye kadar, projeler hayata geçirilmiş ya da tamamlanmış olacak. En iyi ihtimalle çevre davalarında yapılan keşif-bilirkişi incelemelerinde mahkemeler şantiye alanında keşif yapmak zorunda kalacak” dedi.

Ekolojik Anayasa Girişimi olarak TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na sundukları önerilerde, özellikle Çevre Hukuku’nun “ihtiyatilik ilkesi” üzerinde durduklarına dikkat çeken Horuş, “Avrupa’da pek çok ülkede çevre davaları açılır açılmaz, doğal varlıkların ve yaşam hakkının karşı karşıya kaldığı risk dikkate alınarak derhal yürütmeyi durdurma kararları bu ilkeye dayanılarak veriliyor. Biz de ise daha da geriye giden yasal düzenlemeler yapılıyor” diye konuştu. Horuş, şunları söyledi: “İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesindeki bu değişiklikle beraber aynı maddenin 3. fıkrasında, ‘Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemler’ hakkında davalı idarenin savunması alınmadan yürütmeyi durdurma kararı verilebileceği belirtilerek düzenleme yumuşatılmıştır. Ancak, mevcut düzenlemeden farklı olarak bu yolun istinai bir yol olduğu kabul ediliyor. Soyut ve hukuki olmayan bir kriter getiriliyor. Halbuki ortada bir çevre davası varsa, dava konusu işlemin telafisi imkansız zararlar doğuracağı açıktır. Bu durumda idarenin savunmasının alınması koşulunun aranması şirkete zaman tanımak dışında bir anlam taşımıyor.”

Kanun değişikliğinin gerekçesinde ise “Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemler” ile yıkım ve sınırdışı etme kararlarının kastedildiğinin belirtildiğini kaydeden Ekoloji Kolektifi’nden avukat Horuş, “TBMM’de yasa görüşülürken bu 3. fıkraya ‘çevre davaları’ ifadesinin eklenmesi için muhalif milletvekillerinin değişiklik önerisinde bulunması, hukuksal kazanımlarımızı korumak adına anlamlı bir adım olabilir” dedi.

ürünler ürünler ürünler ürünler
maviweb