Bizi Takip Edin
instagram
google
youtube
twitter
facebook
Susuz HES de durduruldu
ÜRÜN ADI
Susuz HES de durduruldu
ÜRÜN KODU
MARKA
FİYAT

Ürün Açıklaması

Rize İdare Mahkemesi, Artvin’in Şavşat ilçesinde 28 köyü susuz bırakacağı iddia edilen Susuz Hidroelektrik Santralı (HES) için “yürütmeyi durdurma” kararı verdi. Ülkemizin hemen her vadisinde bulunan dereler üzerinde yapılması planlanan HES’lere karşı özellikle de vadilerdeki köylüler ve yaşam savunucuları tarafından sürdürülen hukuksal mücadelede son durdurma kararı Artvin’in Şavşat ilçesinden geldi.

Derelerin Kardeşliği Platformu (DEKAP) öncülüğünde özellikle de Doğu Karadeniz Bölgesi’nde sürdürülen tepki, protesto, eylemlerin yanında verilen hukuk mücadelesinde yine köylüler ve çevreciler kazandı. Rize İdare Mahkemesi, bir süre önce 74 köylünün başvurusu üzerine, Artvin’in Şavşat ilçesinde yapılaması planlanan Susuz HES projesi için “yürütmeyi durdurma” kararı verdi.

Şavşat’ın Arpalı Deresi üzerinde kurulması planlanan, bölgedeki 28 köyün susuz kalmasına neden olacağı öne sürülenn ve Omega Enerji şirketi tarafından yapılması planlanan 7,44 megavat kurulu gücündeki Susuz Regülatörü ve HES projesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 15 Ağustos 2011 tarihinde “ÇED Olumlu” kararı vermişti.

Bakanlığın verdiği ÇED Raporu’nun iptali için 15 Aralık 2011′da Rize İdare Mahkemesi’nde DEKAP gönüllü avukatlarından Av. Halis Yıldırım ile Av. Bulut Aksoy tarafından açılan 2011/859 Esas sayılı davada Rize İdare Mahkemesi, 20 Aralık 2011 tarihli kararı ile “yürütmenin durdurulmasına” hükmetti.

Mahkeme kararı ile ayrıca, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan, “15 Ağustos 2011 tarih ve 1418 sayılı ÇED Olumlu kararı, ÇED Olumlu kararına dayanak olan yapılmış, araştırma, çalışmalar ve ilgili şirket tarafından yapılacak olan HES için hazırlanan proje tanıtım dosyası ile ÇED raporu ve ilgili tüm bilgi ve belgeler” istendi.

‘Çevre etkileri ileride telafisi güç zararlar doğuracak’

Rize İdare Mahkemesi’nin kararında, “Dava konusu uyuşmazlığın özelliği, çevreye etkileri ve projenin kapsamı dikkate alındığında ileride telafisi güç zararlar doğurabilecek nitelikte olması nedeniyle davalı idarenin savunması ve ara kararı cevabı alınıp ya da savunma ve ara kararına cevap verme süresi geçip yeni bir karar verilinceye kadar 2577 sayılı Yasa’nın 20 ve 27/2 maddesi uyarınca dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına, savunma ve ara kararına cevap verilebilmesi için davalı idareye (30) gün süre tanınmasına oyçokluğu ile 20 Aralık 2011 tarihinde karar verildi” dendi.

Mahkemenin oy çokluğu ile aldığı karara Mahkeme Üyesi Nihat Koçak ise, “Yürütmenin durdurulması isteminin davalı idarenin savunması ve ara kararı cevabı alınıp ya da savunma ve ara kararına cevap verme süresi geçtikten sonra incelenmesi gerektiği görüşü ve oyu ile dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum” şeklinde şerh düştü.

Susuz HES projesi için Mahkeme’nin verdiği kararı köylüler adına değerlendiren davanın avukatlarından Halis Yıldırım, “Sözkonusu proje kapsamında ayrıca ‘enerji nakil hatları ve beton santralı’ yapılması da öngörülmekteydi. Ne var ki ÇED Raporu kapsamında bunların çevresel etkileri tartışılmamıştı. Susuz HES Projesinin ise çevresel etkilerinin tartışıldığı rapor birçok noktadan hatalı ve eksik inceleme ile hazırlanmıştı”dedi. Proje kapsamında HES şirketinin ve ÇED raporunu hazırlayan firma tarafından yapılan araştırmalarda ilk önce üç tür endemik bitkiye rastlandığı belirtildiğine dikkat çekene Yıldırım, “Halkın HES’lere karşı harekete geçmesi ile sözkonusu firmalarca ÇED raporunda endemik türler 15′e arttırılmıştır. Ancak, bu bile bölge gerçekliğini yansıtmamaktadır. Zira bölgenin flora ve faunasında bugüne kadar yapılmış ciddi bir bilimsel araştırma yoktur. Yapılacak araştırmalarla bölgede daha fazla endemik tür bitki, Bern ve IUCN kapsamında canlı olduğu tespit edilecektir” dedi.

Sözkonusu projenin vadideki 28 köyü ilgilendirdiğine dikkat çeken Yıldırım, şunları söyledi: “Bu köylerin sekizi Ardanuç, 20′i ise Şavşat’a bağlıdır. Arpalı Deresi ile yan kollarından 30-60 yıllık 15-20 kanal vasıtasıyla içme ve kullanma suyu ihtiyaçlarını karşılayan köylüler sözkonusu projenin yapılamasıyla dere suyu ile olan ilişkileri tamamen kesilecektir. Bu sebeple havzada bulunan birçok köyden 74 kişinin bir araya gelerek sözkonusu davayı açmıştır. Arpalı Deresi ve yan kollarında yapılmak istenen tek proje Susuz HES değildir. Susuz HES dışında Arpalı Deresi ve kollarında üç HES daha projelendirilmektedir. Bunlar Hanlı HES, Kireçli HES ve Ayşe HES’tir. İleride bu projelerinin tümünün hayata geçmesiyle Arpalı Deresinden bugün dahi zor olanaklarla karşılanan içme ve kullanma su ihtiyacı hiç karşılanamaz bir hale gelecektir. Zira bu noktada ne Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın ne de bir başka kurumun kullanma ve su ihtiyacını düzenleyen/tespit eden bir planı bulunmamaktadır. Bölgenin su kanalları ve kapasiteleri tam olarak bilinmemektedir.”

DEKAP’tan, yapılan açıklamada ise İdare Mahkemesi’nin kararı ile HES’lerin doğal yaşam alanlarına verdiği geri dönüşümsüz zararların bir kez daha kanıtlandığı vurgulandı. DEKAP açıklamasında, HES’lerle mücadelede 2011 yılının yoğun bir tempoda halkla güvenlik güçlerinin karşı karşıya geldiği, köylülerin yaylalardaki doğal yaşam alanlarında gaz ve cop darbeleriyle mücadeleden vazgeçirilmeye çalışıldığı da kaydedildi.

Açıklamada, suyuna, toprağına, tarihi ve kültürüne sahip çıkanların “hain ilan edilmeye çalışıldığı ve yargı kararları ile bilimsel raporların görmezden gelindiği ifade edildi. Açıklamada ayrıca, özellikle de Hopa’da hayatını kaybeden Metin Lokumcu’nun anısına HES’lere karşı verilen mücadelenin, bütün HES projeleri ve üretim lisansları iptal edilinceye kadar sürdürüleceği vurgulandı. (www.cevrehukuku.net)

ürünler ürünler ürünler ürünler
maviweb